12-24 Nisan 2010 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.Menşure ÖZGÜVEN’in koordinatörlüğünde yürütülen “Medicinal and Aromatic Plants (MAP) in Europe” konulu “Hayatboyu Öğrenim Erasmus Yoğun Programı”na Avrupa Üniversiteleri
 

  • Justus Liebig Universität – Giessen,
  • Gottfried Wilhelm Leibniz Universität-Hannover,
  • Universität Hohenheim-Stuttgart-Almanya,
  • Universita Degli Di Studi Di Trieste,TriesteItalya,
  • Mendelova zemědělská a lesnická univerzita v Brně, Brno - Çek Cumhuriyeti,
  • MTT Maaja Elintarviketalouden Tutkimuslaitos, Mikkeli Finlandiya,
  • Nyugat-magyarországi Egyetem, Mezõgazdasági és Élelmiszertudományi Kar, SopronMacaristan,
  • Szkoła Główna Gospodarstwa Wiejskiego w Warszawie, Warsaw-Polonya

Ziraat ve Eczacılık Fakültelerinden 10 öğretim üyesi ve 20 öğrenci (Doktora, Yüksek Lisans ve lisans öğrencisi olmak üzere) katılmıştır.

İki hafta süren bu yoğun program kapsamında Tıbbi ve Aromatik bitkilerin botanik ve eko-fizyolojik özellikleri, bu bitkilerin Avrupa ülkelerinde pazarı, üretim ve kullanımında, ilaç ve gıda sanayinde hukuksal mevzuat, ıslahı, tarımı, kalite kontrolü, sürdürülebilir ve organik üretim sistemleri, Endüstriyel ölçekte üretim deneyimleri, hasat sonrası işlemler, bazı önemli bitkiler, etkileri ve etken maddeleri ile doğa-insan-terapi ilişkilerinin sosyolojik ve psikolojik yönden irdelenmesi gibi konular bir “Uluslar arası sınıf” ortamında ele alınmıştır. Çalışmalara, anılan Avrupa Üniversitelerinden gelen akademisyen ve öğrenciler yanı sıra ilgili öğrencilerimiz, öğretim üyelerimiz, Tarım Bakanlığı Araştırma Kuruluşları ve sanayiciler katılmıştır. Programda akademik seminerler yanında bilimsel inceleme gezilerine de yer verilmiştir.

Dünya tıbbi ve aromatik bitkiler ticaretinde global dışalım pazarının ¼’ü Avrupa ülkelerine aittir. Almanya, Fransa ve İtalya bitkisel ilaç (Phytomedicine) pazarında en büyük paya sahiptir. İngiltere, Hollanda ve ABD’ de bu bitkilerin şimdilik daha çok gıda destek maddeleri olarak önemleri bulunmaktadır. Gıda destek maddeleri, gıda kategorisi içinde kabul edilmekte ve tablet, kapsül vb. dozaj formlarında satışa sunulmaktadır. Bu ürünlerin satışı için Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA) onayını alma zorunluluğu yoktur.

Aromatik Bitkilerin önemi, bir taraftan bitkisel kaynaklı ilaç ve aroma hammaddelerine talebin fazlalığı, diğer taraftan da sağlığa zararlı gıda konserve maddelerine yasal sınırlamaların getirilmesi dolayısıyla da sürekli artmaktadır. Gıda endüstrisinde bazı uçucu yağlar ve uçucu yağ bitkileri ( Aromatik Bitkiler) ekstrelerinin antioksidan olarak kullanımı önem kazanmaktadır.

Bu bitkilerin ayrıca tarımda doğal pestisit olarak kullanılma olanakları da bulunmakta olup, sağlıklı gıdaların elde edilmesi için ekolojik tarımda yaygın olarak kullanılacaktır.

Türkiye ise zengin bitki çeşitliliğine, geniş bir yüzölçümüne ve farklı iklimlere sahip yapısıyla doğal ve kültürü yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler yönünden önemli bir potansiyele sahip bulunmaktadır ve tıbbi ve aromatik bitkiler ticaretinde önde gelen ülkelerden biridir.

Türkiye’nin bu önemi Avrupa ülkelerinde yerleşmiş bitkisel ilaç, gıda ve katkı maddeleri, bitki kimyasalları, kozmetik ve parfümeri sanayilerinin hammaddesini oluşturan bitki türlerinin ülkemiz florasında bulunmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye’de tıbbi ve aromatik bitkilerden daha etkin yararlanılmasını sağlamak ve ekonomik getirisini arttırmak gerekmektedir.

İki hafta sürecek olan çalışmalarımıza Almanya, Finlandiya, İtalya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nden Tarım, Eczacılık ve botanik gibi değişik disiplinlerden konu uzmanı seçkin bilim kadınları ve adamları ile öğrenciler katılacaktır.

Bu yoğun program kapsamında Tıbbi ve Aromatik bitkilerin botanik ve eko-fizyolojik özellikleri, bu bitkilerin Avrupa ülkelerinde pazarı, üretim ve kullanımında, ilaç ve gıda sanayinde hukuksal mevzuat, ıslahı, tarımı, kalite kontrolü, sürdürülebilir ve organik üretim sistemleri, Endüstriyel ölçekte üretim deneyimleri, hasat sonrası işlemler, bazı önemli bitkiler, etkileri ve etken maddeleri gibi konular bir “Uluslar arası sınıf” ortamında ele alınacaktır.

Bilindiği gibi Adana Dioscorides’in doğduğu ve yaşadığı yerdir. Dioscorides’in bu bölgede topladığı bitkilerden ölümsüzlüğün reçetesini bulduğu, ancak Misis’te Ceyhan nehrini geçerken reçeteyi düşürüp kaybettiği söylenir. Pazar günü hep birlikte Misis’e bu reçeteyi yeniden bulmaya gideceğiz.

Bu etkinliğin Avrupa ve Türkiye’de yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler araştırma ve çalışmaları ile bitki türü zenginliğimiz ve ekolojik olanakların değerlendirilmesine önemli katkılar sağlaması ve genç araştırıcılara yeni ufuklar açabilmesi hedefine ulaşabileceğine inanıyor, saygılarımı sunuyorum.

 

Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) Çalıştayı 13-14 Mayıs 2010 tarihlerinde Fakültemiz ev sahipliğinde yapılmıştır.

Çalıştay ile ilgili bilgiler için tıklayınız.